22 Mart’ta Amerikan basınının Amiral gemilerinden olan Wall Street Journal’da yayımlanan Seth Cropsey imzalı bir köşe yazısı, ABD’nin kendi içinde yaşadığı çelişkileri gün yüzüne çıkartması bakımından eşsiz bir nitelikte. Yazıda kısacası ABD’nin ‘dünyanın jandarması’ rolü gereği İran’da geri adım atamayacağı, tehlikede olan asıl şeyin Amerika’nın itibarı olduğu, dolayısıyla başlanan işin bitirilmesi gerektiği, bunun da ancak kara operasyonu ile yapılabileceği ifade edilerek piyasalar ne tepki verirse versin ‘gerekenin yapılması’ çağrısı yapılıyor. Ancak bizler için asıl mesaj, satır aralarında saklı: Yazar, ABD’nin bugün piyasalardan aldığı dersin, Süveyş’te İngiltere ve Fransa’nın ABD’den aldığı dersle aynı olduğunu itiraf ediyor. 1956 sonbaharında dünya, “imparatorluk” denilen şeyin yalnızca top, tüfek ve donanmayla ayakta kalmadığını acı biçimde gördü. Mısır lideri Cemal Abdülnasır, Süveyş Kanalı’nı millîleştirdiğinde Britanya ve Fransa kanal bölgesine asker çıkartarak müdahale etme...